13 Aralık 2015 Pazar

64. HÜKÜMETİN 2016 YILI EYLEM PLANINDA “MEMUR” YİNE YOK.

64. HÜKÜMETİN 2016 YILI EYLEM PLANINDA “MEMUR” YİNE YOK.

AMA PANTER EMEL'İN GAYRETİ İLE “HAYVAN HAKLARI EN GENİŞ HUKUKİ ÇERÇEVEDE KORUNACAK”…
BU GİDİŞLE MEMURA DA BİR PANTER EMEL GEREKECEK!!!


10 Aralık 2015 günü, “64. Hükümet 2016 Yılı Eylem Planı” Sayın Başbakan tarafından kamuoyuna açıklandı.

Hedef Büyük;
İlk üç ay içerisinde 20, 
ilk altı ay içerisinde 81 ve 
1 yıl içerisinde 71 reformun 
gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
 Eylem Planının  ilk üç ayında ise 44 vaadin yerine getirilmesi öngörülüyor.

Toplam reform ve icraat eylem sayısı 216. olarak deklere edildi...

Dönem 21 Aralık 2015’te başlıyor. 21 Aralık 2016'da bitiyor.

Evet, 216 eylem arasında memurların veya kamu görevlilerinin tamamını ilgilendiren ne var diye şöyle bir inceledim.Ben kocaman bir SIFIR (0) gördüm




İLK ÜÇ AYDA
İlk üç ayda gerçekleştirilecek eylemler arasında 10 numaralı “Çalışma hayatına güvenceli esneklik sağlayacak düzenlemeler yapılacak” hususu var. 

Eylem ile ilgili kurum ve kuruluşlar arasında DPB ile işçi ve işveren sendikaları ve konfederasyonları sayılmış, memur sendika ve konfederasyonları sayılmamış.

Oysa Eyleme İlişkin Açıklama bölümünde “Bu kapsamda kamu sektörü başta olmak üzere, söz konusu çalışma biçimlerine yönelik çeşitli kurumlarda pilot uygulamalar gerçekleştirilecektir.” şeklinde bir paragraf var.

Malum  6111 sayılı Kanunla 657 sayılı DMK’nun “günlük çalışma saatlerinin tesbiti” başlıklı 100 üncü maddesine “Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde uyarınca tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür. Bu hususa ilişkin usûl ve esaslar, Devlet Personel Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” fıkrası eklenmiş durumda 
Bu durumda Reform deniliyor ya  Aman bu Reform kelimesine burada dikkat edelim ve  neme lazım hazırlıklı olmak gerekiyor....


İLK ALTI AYDA
İlk altı ayda gerçekleştirilecek eylemler arasında 29 numaralı “Kamu hizmetlerinin adil, etkili, verimli, süratli ve kaliteli sunumunu sağlayacak şekilde merkezî birimler daha dinamik ve etkin bir yapıya dönüştürülecek, kurumlar arası yetki mükerrerlikleri kaldırılacak, bürokrasiyi azaltacak ve kurumsal performansı artıracak düzenlemeler yapılacak” deniyor. 
Amaç gereksiz bürokrasi üreten süreçleri ayıklamak.Sizce 663 sayılı KHK nin İPTALİ Gelebilir mi,Ne dersiniz?

Eğitim ile ilgili “Ulusal Öğretmen Strateji Belgesi hazırlanacak” ve “Eğitim fakülteleri yeniden yapılandıracak” başlıklarının da bulunduğu 7 eylem var.

61 numaralı “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait tatil yeri, kamp, eğitim tesisi gibi sosyal tesislerin envanteri çıkarılarak ekonomiye kazandırılması hazırlıkları yapılacak” şeklindeki eylem ile adı geçen tesislerin envanterinin çıkarılması ve ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Her hükümet değişikliğinde gündeme getirilen “Lojmanları satalım!”  dedikodusuna devam

BİR YIL İÇİNDE

113 numaralı “Kamu personel rejimi reformu yapılacak” eylemi memurlar için önemli. 1 Kasım seçimleri sonrasında “memur güvencesi” ile ilgili koparılan yaygaranın temelinde bu başlık etken olduğunu düüşnüyoruz.

Çünkü eyleme ilişkin açıklamada “Temel olarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile düzenlenen bu alanda zaman içinde dağınık bir yapı oluşmuş ve sistem çok karmaşık bir hale gelmiştir.

Kamu yönetiminin daha dinamik ve etkin bir hale getirilmesi, verimliliğin, hesap verebilirliğin, şeffaflığın ve etkililiğin artırılması amacıyla uluslararası örnekler de dikkate alınarak yeni bir personel rejimi oluşturulacaktır. 

Yeni oluşturulacak rejim, kamu personelinin performansının ölçülebilmesine ve değerlendirilebilmesine de imkan verecektir.” deniliyor. Ne hikmetse ilgili kurum ve kuruluşlar arasında memur sendika ve konfederasyonları sayılmamış. Yoksa Saymaya mı gerek görülmemiş, yoksa zaten “Onlar cepte mi denilmiş” ben anlayamadım.Siz nasıl analdınız;.

ÜÇ AY İÇERİSİNDE GERÇEKLEŞTİRİLECEK VAATLER
Bu başlıkta 44 vaat yer alıyor.

174 numaralı eylem “Tüm işçi ve Bağ- Kur emeklilerine yıllık ilave 1.200 TL verilecek” diyor ama memur emeklilerinden bahsetmiyor. 
Eksik yazılım hatası değilse sebebini gerçekten çok  merak ediyorum..

178 numaralı eylemde polislerin ve uzman erbaşların ek göstergelerinin 2200’den 3000’e çıkarılması var ama diğer meslek gruplarından adı geçen yok. Sağlık Çalışanına yine saat kolu

186 ve 187 numaralı eylemlerde doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen sürelerin memuriyet kıdeminde değerlendirilmesi ile çalışanların doğuma bağlı izin ve haklarını güçlendirmek üzere DMK ve İş Kanununda değişiklik yapılmasına değiniliyor. Günaydın diyoruz...Sağır sultan duydu biz daha yeni uyanıyoruz.

188 numaralı eylemde çalışan kadınların doğuma bağlı olarak ilk çocukta 2 ay, ikinci çocukta 4 ay ve üzeri çocukta 6 ay yarı zamanlı ve tam ücretli çalışma hakkı ile çocuğun okula başlama yaşına kadar kısmi süreli çalışma hakkı tanınması var. Özel sektörde sorun yaratacak önemli bir eylem.

HAYVAN HAKLARI ÖNEMLİ
Bir yıl içerisinde gerçekleştirilecek eylemler arasında 170 numaralı başlıkta “Hayvan hakları en geniş hukukî çerçevede korunacak” eylemi var. “Özellikle şehirlerdeki hayvanların haklarının en geniş hukuki çerçevede korunması ve gerekli idarî tedbirlerin geliştirilmesi sağlanacaktır.” deniliyor eyleme ilişkin açıklamada.

EYLEM PLANINDA MEMURLAR YOK.
Yaklaşık on beşbin kelimeden oluşan “64. Hükümet 2016 Yılı Eylem Planı”nda memur kelimesi üç yerde geçiyor. Birisi DMK ile ilgili düzenlemede diğer ikisi kadın çalışanların doğuma ilişkin düzenlemelerinde.

Peki devlet baba neden memurlarla ilgili bir  vaati neden yok?
Sebebi çok basit.

2016 ve 2017 yıllarını kapsayan toplu sözleşme daha yeni imzalandı. Hani, o sayının nasıl bulunduğunu bir türlü öğrenemediğimiz 213 kazanımın elde edildiği toplu sözleşmeden bahsediyoruz.

4688 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin “Toplu Sözleşmede görüşün!” dediği ama 13 yıldır bir türlü görüşülmeyen İkramiye, doğum yardımı, harcırah, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımlarını Eylem Planında arayan gözler boşuna yorulmasın.

Toplu sözleşmede istenmeyenler, istenmesine gerek olmayanlardır çünkü.

Toplu sözleşme, tarafların rızası ile imzalandığına göre "Ne istenmişse alındı!" demektir.,

Eylem Planındaki eylem ve vaatlerin çoğunluğu örgütsüz veya Hükümet ile toplu pazarlığa oturamayan kesimler için.

Yani, Hükumete değil, toplu sözleşmeyi toplu peşkeşe çeviren sendika ve konfederasyonlardan hesap sormak lazım.

HEDEF “MEMURLARIN İŞ GÜVENCESİ” DEĞİL, “MEMUR GÜVENCESİ”DİR.

iş güvencesi kaldırılıyor şeklindeki haberlere bizim yaklaşımımız şudur.Birilerinin  Hedeflerinin memurların iş güvencesinin olmadığını memur güvencesi olduğunu söylemek isterim 

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi "Anayasa ve yasaları bilmeden, Devletin ne olup ne olmadığını anlamadan, memursuz Devlet olamayacağını ancak devletin olduğu yerde memurdan bahsedilebileceğini bellemeden, ne iş güvencesini ne de memur güvencesini konuşabiliriz."  

HEDEF “MEMURLARIN İŞ GÜVENCESİ” DEĞİL, “MEMUR GÜVENCESİ”DİR.

 Memurların iş güvencesi ile ilgili bazı yayın organlarında çıkan haberler üzerine kendimi yazılı açıklamada bulunmak zorunda hissettim ;

Günlerden beri medyada “memurların iş güvencesi” tartışılıyor.

Moda deyimle “ağzı olan bal satıyor”.

Anlı şanlı sendika genel başkanları demeç üstüne demeç veriyor.

Köşe yazarları makaleler döşüyor.

Ne yazıktır ki Siyaset adamları “olmayan” çalışmalardan özet veriyor.

Memur güvencesinin ne olduğunu bilmeyen sahtekârlar,  iş güvencesi masalları anlatıyorlar
Velhasıl bir bilgi kirliliğidir, gidiyor.
HÜKÜMET-SEN  sendika deyince kızıyorlar.
YAN YANDAŞ sendika deyince kızıyorlar.
SİYASİ ARKA BAHÇE SENDİKALAR  deyince kızıyorlar.
İMİTASYON  sendika deyince kızıyorlar.
SARI SENDİKA deyince yine kızıyorlar.

Beyler yukarıda saydığımız kategorilerdeki sendikaların genel başkan ve basın sözcüleri, biraz düşünebilselerdi, inanın kamuoyu  “memurların iş güvencesi”ni konuşmayacaktı..Yani bu sendikalar kaşıdılar.Hükümet tartıştırdı ve hedefine oturtu. 

İş bilmemezlik sonucu,aymazlık sonucu,başkaları da konuşmaya başladı, sonrasında hükümet kanadı da konuşmaya başladı.

1 Kasım sonrası gizli bir el, “memurların iş güvencesi”ni değil, “memur güvencesi”ni hedef almıştır.

Hedef tahtasında olan “memur güvencesi”dir. Bunu hala kimse anlamadı ben buna yanarım...

“Memur güvencesi”nden rahatsız olanların neden dolayı rahatsız oldukları ayrı ve uzun bir konudur.

Ama önce işin ve sorunun adını tam koymalıyız: Amaç “İş güvencesi”nin kaldırmak değil, “memur güvencesini ortadan kaldırmak”tır.

Neden ağzı olan konuşuyor.Anayasa,Kanun ve Yönetmelikleri bilmeden  , Devletin ne olup ne olmadığını anlamadan, memursuz Devlet olamayacağını ancak devletin olduğu yerde memurdan bahsedilebileceğini bilmeyenler  ne iş güvencesini ne de memur güvencesini konuşabilir....

"Kamu Çalışanlar(Personel) yasası”ymış. Hangi ülkede varsa bize örnek göstersinler....

Memur güvencesinin olmadığı bir hukuk devleti varsa,dünyada devletler yok demektir.Devletin hafızası yok demektir.

Yaklaşık üç  milyon memuru rahatsız etmeye, onları incitmeye ne siyasilerin nede yukarıda saydığımız sendikacıların ve sendikaların hakkı yoktur.


Türkiye Cumhuriyeti Muz Devleti değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devleti olduğu sürece hem “memurların iş güvencesi”, hem de” memur güvencesi” varlığını korumak zorundadır.

Hüseyin AYHAN
Aktif Sağlık-Sen
Genel Başkanı

29 Kasım 2015 Pazar

Hastanede yatılan süreler, hastalık rapor süresine dahil midir?

Hastanede yatılan süreler, hastalık rapor süresine dahil midir?



Memurların bir yıl içinde parça parça aldığı raporların hesabında (40) yatarak raporlar dahil midir? Örnek: 20 gün yatmış, hastaneden çıkıştan sonra 7 gün istirahat. Bu durumda toplam 40 günün hesabında 27 gün mü yoksa 7 gün mü hesaba alınmalıdır?





Bilindiği üzere, rahatsızlanan memurlara verilecek hastalık izinlerine ilişkin düzenlemelere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun hastalık izni başlıklı 105 inci, iyileşme halinde göreve dönüş başlıklı 106 ncı ve raporları verecek hekim ve sağlık kurulları hakkında yönetmelik başlıklı 107 nci maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır.

Mezkur 105 inci maddesinde "Memurlara hastalıkları halinde, verilecek raporlarda gösterilecek lüzum üzerine, aylık ve özlük haklarına dokunulmaksızın aşağıdaki esaslara göre izin verilir.


A) On yıla kadar (on yıl dahil) hizmeti olanlara altı aya kadar,B) On yıldan fazla hizmeti olanlara oniki aya kadar,C) Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananlara onsekiz aya kadar,izin verilir.
Memurların, hastalıkları sebebiyle yataklı tedavi kurumlarında yatarak gördükleri, tedavi süreleri hastalık izinlerine ait sürelerin hesabında dikkate alınır.
İzin süresinin sonunda hastalıklarının devam ettiği resmi sağlık kurullarının raporu ile tespit edilenlerin izinleri bir katına kadar uzatılır. 
Bu sürelerin sonunda da iyileşmeyen memurlar hakkında emeklilik hükümleri uygulanır. Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmi sağlık kurullarınca tespit edilenler tekrar görev almak istedikleri takdirde, eski derece ve niteliklerine uygun görevlere öncelikle atanırlar.Görevlerinden dolayı saldırıya uğrayan memurlar ile görevleri sırasında ve görevlerinden dolayı bir kazaya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memurlar, iyileşinceye kadar izinli sayılırlar.
Sıhhi izin sürelerine esas hizmetin hesabında 87 nci maddede sayılan kurumlarda emekli keseneği veya sigorta primi ödenmek suretiyle geçen süreler ile askerlikte geçen süre dikkate alınır."hükmü yer almaktadır.
Hastaların hastalık durumlarında verilecek raporların usule ve fenne uygun olması gerekmekte ve bu husus 6.2.1981 tarihli ve 17243 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Memurların Hastalık Raporlarını Verecek Hekim ve Resmi Sağlık Kurulları Hakkında Yönetmelik"in 9 uncu maddesinde "Resmi sağlık kurullarınca düzenlenen veya onaylanan raporlara göre verilen hastalık izinleri hariç 3 ncü maddenin (b) fıkrası uyarınca tek hekimlerin değişik tarihlerde düzenledikleri hastalık raporlarında gösterdikleri zorunluluk üzerine kendilerine yıl içinde toplam 40 gün hastalık izni verilen memurların o yıl içinde bu süreyi aşan ilk ve müteakip bütün hastalık raporlarının geçerli sayılabilmesi için bunların kurumun veya İl Sağlık Müdürlüğünün belirliyeceği resmi sağlık kurullarınca onaylanması gereklidir. 
40 günlük sürenin hesaplanmasında 3 ncü maddenin (c) fıkrası uyarınca düzenlenen hastalık belgelerinde gösterilen zorunluluk üzerine verilen hastalık izinleri de gözönünde bulundurulur." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde;
Hastalık izni uygulamasında memurların yatarak tedavi gördükleri süreler, hastalık izin sürelerine dâhil olmadığı değerlendirilmektedir.
Ayrıca hastalık raporları, memurların, tedavi kurumunda tedavisi tamamlanıp, çalışabilir hale gelmesi gereken süre olarak değerlendirilmelidir.
Raporlar, yatarak tedavi olan kişinin, tedavi kurumundan ayrıldığı tarih itibariyle düzenlenmelidir.
En önemli husus ise raporun düzenlenme tarihidir. Hesaplama buna göre yapılmalıdır. Örneğin kişi 15 aralık'ta hastanaye yatmış ancak 20'sinde rapor düzenlenmiş ise raporlu olma hali 20 aralık tarihinden itibaren başlayacaktır.

Bu madde de bulunan "Memurların, hastalıkları sebebiyle yataklı tedavi kurumlarında yatarak gördükleri, tedavi süreleri hastalık izinlerine ait sürelerin hesabında dikkate alınır." ifadesi 105 inci madde de belirlenen azami sürelerin (6 ay, 12 ay ve 18 aylık sürelerin) hesabına dahil edilmeye ilişkin bulunmaktadır.


Diğer taraftan, 657 sayılı Kanunun 210 uncu maddesi uyarınca 27/07/1973tarih ve 7/6913 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı Ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği11.8.1973 tarihli ve 14622 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.

25 Kasım 2015 Çarşamba

Sözleşmeli Sağlık Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik yapıldı


Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları 4924 Sayılı Kanuna Tabi Sözleşmeli Sağlık Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 17 Kasım 2015 tarihli ve 29535 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.



Sözleşmeli Sağlık Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik yapıldı


17 Kasım 2015 SALI 

Resmî Gazete 

Sayı : 29535


YÖNETMELİK




Sağlık Bakanlığından:

SAĞLIK BAKANLIĞI VE BAĞLI KURULUŞLARI 4924 SAYILI KANUNA
TABİ SÖZLEŞMELİ SAĞLIK PERSONELİ ATAMA VE YER
DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 11/2/2015 tarihli ve 29264 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları 4924 Sayılı Kanuna Tabi Sözleşmeli Sağlık Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Bağlı Kuruluş: Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünü,”

MADDE 2 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin


Tarihi 

Sayısı


11/2/2015 

29264

Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Kadro Standartları Yönergesi ve Personel Dağılım Cetvelleri


Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Kadro Standartları Yönergesi ve Personel Dağılım Cetvelleri



13.11.2015 tarihinde yayınlanan Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Kadro Standartları Yönergesi ve Personel Dağılım Cetvelleri aşağıdadır;
Bakanlık Taşra Standart Kadro Yönergesi ve Ekleri
► Bakan Onayı ► Yönerge ► Ek-1 (İl ve İlçe Sağlık Müdürlüğü Şube Müdürlükleri Birim Adları ve Görev Tanımları) ► Ek-2 (Kadro Standartları Cetvelleri) ► Şube Müdürlükleri Şeması Bakanlık Taşra Personel Dağılım Cetvelleri (PDC)
► Personel Dağlılım Cetvelleri

Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte değişiklik yapıldı

Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 25 Ağustos 2015 tarihli ve 29456 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.




25 Ağustos 2015 SALI
Resmî Gazete
Sayı : 29456



YÖNETMELİK
Karar Sayısı : 2015/8020


Ekli “Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in yürürlüğe konulması; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Devlet Personel Başkanlığı)’nın9/7/2015 tarihli ve 4738 sayılı yazısı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci ve 72 nci maddelerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 11/8/2015 tarihinde kararlaştırılmıştır.



Recep Tayyip ERDOĞAN
CUMHURBAŞKANI



DEVLET MEMURLARININ YER DEĞİŞTİRME SURETİYLE
ATANMALARINA İLİŞKİN YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 19/4/1983 tarihli ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrasında yer alan “kesintisiz son üç yıl” ibareleri “başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.





Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nde, sağlık çalışanlarının genel olarak eş durumu mazeretinden yararlanmalarına ilişkin kurallar belirlenmişti. Ancak ‘stratejik personel’ olarak tanımlanan hekimlerin, eş durumu mazeretinden yararlanabilmesi oldukça sınırlı birkaç sebebe indirgenmişti.

Türk Tabipleri Birliği tarafından Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 4.4.2015 tarihli değişikliklerinin iptali için açılan davada, Danıştay 16. Daire, Yönetmeliğin 20. maddesinin son fıkrasındaki "Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi ile beşinci fıkrası uygulanmaz" hükmünün yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.

Kararda ulusal ve uluslar arası mevzuat ile yargısal kararlarda aile birliğinin sağlanmasının önemine işaret edildiği belirtildikten sonra, Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen bu Yönetmelik hükmünde hekimlerin aile birliğinin sağlanabileceği objektif ve makul bir ölçünün de belirlenmediği, bu suretle stratejik personel açısından, sağlık hizmetlerinin ülke çapında istenilen düzeyde yürütülmesi ile aile birliğinin korunması arasındaki amaç araç dengesinin bozulmuş durumda olduğu vurgulandı.

Kararda sonuç olarak, "Anayasa, Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa insan Hakları Sözleşmesi hükümleriyle teminat altına alınmış olan aile birliğinin korunması ilkesine aykırı olan, Anayasa tarafından güvence altına alınan hakkın özüne dokunacak şekilde ve ölçülülük ilkesine aykırı olarak bu hakkı tamamen kullanılamaz hale getiren ve herhangi bir objektif ve makul ölçü içermeyen dava konusu yönetmeliğin "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 7. fıkrasında ki "Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi ile beşinci fıkrası uygulanmaz." şeklindeki düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verildi.

Sağlık Bakanlığı 7 gün içinde bu Karara karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde itiraz edebilecek, ancak itiraz etmesi Kararın uygulanmasını durdurmayacak.

Eş durumu mazeretine ilişkin talep hakkı bulunup da Yönetmeliğin 20. maddesinin son fıkrasındaki sınırlandırma sebebiyle talepleri reddedilenler ile hiç talepte bulunmamış olanlar bu Karara da işaret ederek eş durumu mazeretine uygun olarak atama yapılmasını İdare’den talep edebilirler.


KAYBOLAN SADECE VEFA DEĞİL